GETAT

Nöralterapi1920’li yıllarda Huneke soyadını taşıyan iki Alman doktorun daha önceleri uygulanan ve o zaman için unutulmaya yüz tutmuş ağrı ve hastalıkların tedavisi için akupunktur noktalarına, ağrılı bölgelere, skar hatlarına ve ganglion bölgelerine uyguladığı Alman kökenli bir tedavi şeklidir.

Virchow’un hücre teorisi, Ricker’in ilişkili yapılar teorisi ve Pischinger’in temel madde teorisi üzerine geliştirilmiştir. Temel olarak bugün Pischinger temel madde teorisi üzerinden nöralterapi açıklanmaktadır. Sinir sistemi teorisi; anormal sinyallerin kapı kontrol sistemi üzerindeki yaptığı elektriksel kaos durumunun döngüsünü kırma prensibidir.

Fasyal devamlılık teorisi; skar dokusunun oluşturduğu farklı elektrik yükünün çevre dokuların elektriksel sistemini etkileyerek mükemmel serili sistemde etkileyici bozukluk yaratmasıdır (yatak çarşafı metaforu).

Temel sistem teorisi; kabul edilse de tam anlaşılamayan teoride hücre dışı matriksin elektriksel yüklerinin değişimi ve bunun etkileşimle tüm sisteme yeni elektriksel düzensizlik sağlayan bir hale gelmesidir.

Lenfatik sistem teorisi; lenf dokusuna yapılan lidokain enjeksiyonu sonrası oluşan lenfatik sistemin normal işlevine dönmesi sonucu özellikle baş ağrılarında tedaviyi açıklayan sistem olarak görülür.

Bozucu alan olarak bahsedilenler ise vücutta herhangi bir alanda olabilir. Normal menstrual dönemde olsa bile uterus, şehir yaşantısına bağlı değişen florası olan GİS ve bunlar yanında her türlü vücut müdahalesine bağlı skar olabilir.

İşlemin esası membran istirahat potansiyelinin (MRP) tekrar normalize edilmesidir. Lokal anestezikler tüm uyarılabilir dokularda depolarizasyon blokajı yaparak membran stabilizasyonu sağlarlar. Voltaj bağımlı sodyum kanallarını bloke ederler ve sodyum girişini azaltırlar. Aksiyon potansiyeli aktivasyonu için eşik değeri artırıp membran eksitabilitesini azaltırlar. Membran depolarizasyonunu engeller ve aksiyon potansiyeli iletisi bloke edilir. Aksiyon potansiyeli eşik düzeyi aşamadığı için asla ilerleyemez. Hasarlı dokuda başlangıç MRP daha düşüktür. Anot bloktaki hiperstimülasyon ile duyarsızlaştırmadan farklı olarak düşük doz anestezi ile patolojik dokuya uyarı vererek hücreyi yeniden şarj ederken MRP’yi stabilize etmektedir. Düşük ve devamlı depolarize-repolarize olan sistemin çarkını kırmakla ilgilidir.

Temel olarak kronik ağrıların hemen hepsinde kullanılabilir. Tüm miyofasyal ağrılar, migren, fibromiyalji, tüm vücut eklem ağrılarında, GİS kaynaklı sorunlarda kullanılabilir. Ortada olan bir anatomik defekti veya oluşmuş olan bir anatomik defekte bağlı sorunu çözemez ama tedaviye destek verebilir. Görülür bir sorun yokken olan ağrılar için kullanılabilir. Herhangi bir enfeksiyon veya operasyon sonrası oluşan ağrıda kullanılabilir. Doktorun burada en önemli yaklaşımı tedavi sürecinden ne beklenmesi gerektiği ve hastaya bunun yansıtılma sürecidir. Örneğin bel fıtığına bağlı siyatik ağrısı olan ve düşük bacak oluşmuş bir hastada nöralterapi ile bunu tedavi etmeye çalışmak çok doğru bir yaklaşım değildir. Fakat operasyon endikasyonu yoksa ve fizik tedavi tedavilerine dirençli ve ağrı kesici kullanımı ile medikal veya sosyal sorunları olan hastada nöralterapi iyi bir seçenektir. Diğer bir örnekte inguinal herni operasyonu sonrasındaki 6 ayda düzelmemiş durumları fasyal veya anatomik cerrahi bir girişim gerektirmeyen durumlarda skar çevresinde geçmeyen bir ağrı için kullanılabilir. Ürolojide aynı şekilde operasyon sonrası ağrılar, pelvik taban ağrı sendromları, operasyon endikasyonu olmayan veya istenmeyen ağrılı varikosel ve operasyon sonrası kronik ağrılarda kullanılabilir. Ayrıca renal kolikte ağrıyı ilk 15 dakika %70’lik bir hasta grubunda ani olarak kesebilmektedir.

Nöralterapi, primer bir tedavi olmak için kullanılabilse de, daha çok; sorunlu, çözümü sıkıntılı ve artık ağrıdan kurtulmak isteyen hasta gruplarında kullanılması daha pratiktir.

Whatsapp Destek Hattı