Hastanemizin pandemi COVID-19 salgın döneminde hastalarımız ve çalışanlarımız için aldığı önlemleri okumak için lütfen tıklayın.

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı)

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı)

18 KASIM 2020 Dünya KOAH Günü, KOAH’ı tanıma ve önemini kavrama günüdür. T.C. Sağlık Bakanlığı ve Türk Toraks Derneği, dünyada KOAH bilincini arttırmak üzere kurulan GOLD (Global Initiative of Obstructive Lung Disease) ve Dünya Sağlık Örgütü önderliğinde ortak GARD (Global Alliance Against Chronic Respiratory Diseases) Türkiye Projesi kapsamında her yıl Dünya KOAH Günü etkinlikleri yaparak toplumumuzda KOAH farkındalığını ve bilincini artırmayı hedeflemektedir. KOAH’ın görülme sıklığı dünyada 40 yaş üstü yetişkinlerde ortalama %11,7’dir. Türkiye’de ise bölgesel değişiklik göstermekle beraber %19,1’e çıkan oranlarda bildirilmiştir.

 

KOAH Nedir?

 

KOAH; kronik (süregiden) obstrüktif (tıkayıcı) akciğer hastalığıdır. Nefes yollarında oluşan yangının neticesinde ilerleyici olarak devam eden tıkayıcı bir akciğer hastalığıdır. KOAH tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde %15-20’dir. Bir diğer deyişle toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece 1’i doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir.   

Bu durumda, ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH'lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları sonucu ölümler, ölüm nedenleri arasında üçüncü sıradadır ve bu ölümlerin % 45,6 kadarı KOAH nedeniyle olmaktadır.

 

KOAH Gelişim Nedenleri Nelerdir?

 

KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü tütün kullanımıdır. Sigara içenler, içmeyenlere göre daha fazla solunumsal şikayetlere, daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahiptirler.

Diğer tip tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine neden olur. KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamıştır. Bununla birlikte yapılan araştırmalarda gebelik ve çocukluk dönemindeki akciğer kapasitesi gelişimi üzerine özellikle yoksulluğun olumsuz etkisinin yetişkin dönemde KOAH gelişimine yol açan önemli bir faktör olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle toplum genelindeki eşitsizliğin azaltılması o toplumda yaşayan kişilerde KOAH gelişimini önleyen bir politikadır.

Öte yandan özellikle biyokütle yani odun, tezek, kök benzeri yakıtların yanmasına bağlı olarak gelişen iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı işyerlerinde çalışmanın da KOAH oluşumunda en önemli çevresel risk faktörleri oldukları bilinmektedir. Benzer biçimde dış ortam hava kirliliğinin de KOAH gelişiminde ve KOAH hastalığının alevlenmesinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Araştırmalar hava kirliliğinin arttığı dönemlerde KOAH’a bağlı ölümlerin de arttığına işaret etmektedir. Son olarak her geçen gün önemi giderek vurgulanmaya başlayan fiziksel aktivitede azalma ve hareketsizlik de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. 

 

KOAH Tanısı Nasıl Konur?

 

KOAH’da en sık görülen yakınmalar nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarmadır. Sigara içen kişiler öksürük ve balgam çıkarmaya alışırlar ve bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı nedeniyle fiziksel aktivitede azalma ortaya çıkar. Eforda nefes darlığı çeken kişi; yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, markete gitmeye çekinir ve zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur, sakatlık ve ölüme yol açar.

Yirmi yıl boyunca izlenen KOAH’lı olgularda haftada iki saat ve daha fazla yürüyüş yapan hastalarda hem KOAH nedeniyle hastaneye başvurularda hem de bu hastalık nedeniyle ortaya çıkan ölüm oranlarında %30-40 azalma saptanmıştır. Bu nedenle, hem bu hastalığın önlenmesi hem de ilerlemesinin engellenmesinde fiziksel aktivitenin artırılması gerekmektedir.

 

KOAH'ın tanısı, basit ve ağrısız bir test olan “nefes ölçüm testi (solunum fonksiyon testi)” ile kolayca konabilmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. Bu nedenle, 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp nefes ölçüm testini yaptırması gerekir.

 

KOAH’ın Tedavisi Mümkün müdür?

 

KOAH ilerleyici bir hastalık olmasına karşın önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakma amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yaptırılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur, haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmektedir.

 

Bu yıl Dünya KOAH Günü 18 Kasım 2020 olarak belirlendi. Hedefimiz KOAH’ın her yıl daha fazla kişi tarafından bilinmesi ve risk faktörü taşıyan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurmalarını sağlayarak yaşamlarını daha kaliteli sürdürmelerini sağlamaktır.

 

Sağlıklı nefesler ve sağlıklı günler dileğimizle...

 

  • Göğüs Hastalıkları
  • Uzm. Dr. Hafize ÇOBANOĞLU GÜNGÖR
  • Antalya Yaşam Hastanesi

Pop-up

Hastanemizin çerez politikalarını okumak ve kabul etmek için lütfen tıklayın.