Hastanemizin pandemi COVID-19 salgın döneminde hastalarımız ve çalışanlarımız için aldığı önlemleri okumak için lütfen tıklayın.

İNFANTİL KOLİK NEDENLERİ NELERDİR?

İNFANTİL KOLİK NEDENLERİ NELERDİR?

Bebeklerin yaklaşık yüzde 20’sinde, 3 hafta - 4 ay arasında görülen, sıklıkla akşamları, durdurulamayan ağlama nöbetleri şeklinde kendini gösteren ve kolik diye adlandırılan durumun esas nedeni çok iyi bilinmemektedir.

 

İnfantil kolikte doğumu izleyen ilk üç ayda aşırı ağlama çok sık rastlanan bir yakınmadır. Kolikum infantumu Wessel ve arkadaşları ilk kez 1954 yılında üç haftadan fazla, haftada en az üç gün, günde üç saati aşan huzursuzluk ve ağlama nöbetleri olarak tanımlamıştır. Bu krizlere “ilk üç ay koliği” adı verilmektedir. Bu durum bebeklerin yüzde 5-25’inde görülür. Genellikle doğumdan sonra ikinci-üçüncü haftalarda başlar, altıncı-sekizinci haftalarda artar ve üçüncü-dördüncü aylarda kendiliğinden düzelir. Kolik ağlaması, normal ağlamadan farklıdır. Bebek sakinleştirilemeden saatlerce ağlayabilir. Pek az çocukta ağlama 24 saat boyunca sürer. Nöbetler genelde öğleden sonra veya akşam saatlerinde gözlenir.

 

Genellikle kolik ağlaması her gün yineler. Bazen bir gece ara verdiği de görülür. Nöbetler sırasında bebeğin yüzünde bir ağrı ifadesi oluşur, bebek yumruklarını sıkar ve ayaklarını karnına çeker. Karakteristik nöbet ani başlar, yüksek sesle ve sürekli ağlama olarak gözlenir. Bebeğin yüzünde kızarma veya ağız çevresinde solukluk gözlenebilir.

 

Nöbet bebeğin dışkı veya gaz çıkarması ile sonlanabileceği gibi tamamen yorulması ile de bitebilir. Beslenme ve uyku düzeni ağlamayla bozulur, bebek huysuzlaşır. Meme arayan bir bebek emmeye başladıktan kısa bir süre sonra ağlayarak emmeyi bırakabilir ya da tam uykuya dalmışken birkaç dakika sonra uyanarak ağlamaya devam edebilir. Kolikum infantumu açıklamaya yönelik çeşitli teoriler öne sürülmüştür ancak etiyolojisi kesin aydınlatılamamıştır.

 

İnfantil Kolik Nedenleri Nelerdir?

 

Gastrointestinal dışı nedenler ve gastrointestinal nedenler olarak sınıflandırılmaktadır.

 

Gastrointestinal Dışı Nedenler

 

-Psikolojik nedenler: Kolik bebek ve çevre arasındaki yetersiz bağ kolik nedenleri arasındadır. Gebelikte stres ve fiziksel yakınmalar, aile içi sorunlar ve doğumdaki olumsuz tecrübeler de kolik gelişimiyle ilişkili bulunmuştur. Annenin endişeli olması ve alkol tüketimi de infantil kolik riskini artırmaktadır. Ayrıca genç anne olma, annenin eğitim düzeyi, baba ile birlikte yaşamama, sosyal desteğin yetersiz olması da diğer etkileyici faktörlerdir.

 

-Diğer nedenler: Kolik için en fazla kabul gören açıklamalardan biri de erken yenidoğan döneminde bebekte dışarıdan gelen uyarıları engelleyici bir mekanizmanın var olmasıdır. Birinci ay içinde bu engelleyici mekanizma ortadan kalkar ve bebek dış uyaranlara karşı daha uyanık ve duyarlı hale gelir. Koliği artırıcı çevresel bir diğer faktör olarak sigara dumanı gösterilmiştir. Evde sigara içen birey sayısı ne kadar fazlaysa bebekte kolik görülme olasılığı ve şiddeti de o kadar fazladır.

 

Gastrointestinal Nedenler

 

-Beslenme: Biberonla besleme, yatay pozisyonda besleme ve beslenme sonrası gaz çıkaramama infantil kolik nedeni olarak bildirilmiştir. Anne sütü veya mama ile beslenme arasında anlamlı fark bulunamamıştır.

 

-Alerji: Koliğin inek sütü proteinine karşı alerji nedeniyle ortaya çıktığını bildiren çalışmalar vardır. Besin alerjisi bu bebeklerin çok az kısmında görülebilir.

 

-Laktoz malabsorbsiyonu: Bazı çalışmalarda laktoz malabsorbsiyonunun sorumlu olduğu bildirilmiştir.

 

-Gastroözofageal reflü (GER): İnfantil koliğin GER’in tek bulgusu olabileceği ileri sürülmektedir.

 

Ebeveynler, bebekteki huzursuzluğu, şiddetli ağlamaları fark ettiklerinde mutlaka doktora başvurup muayene ettirmelidirler. Basit gaz sancısı dışında bazı hastalıklar da ağlama nedeni olabilir.

 

İnfantil Kolik Gibi Ağlama Nedeni Olabilen Durumlar Nelerdir?

 

-Enfeksiyonlar: Orta kulak enfeksiyonu (Otitis media), idrar yolu enfeksiyonu, ağızda aft, diş eti iltihapları (stomatit), menenjit

 

-Gastrointestinal sorunlar: Gastroözofageal reflü, bağırsak düğümlenmesi (invajinasyon), fıtık (herni)

 

-Travma: Gözde yabancı cisim, parmağa saç veya ip dolanması, çocuk istismarı

 

-Beslenme: Anne sütünden geçen ilaçlar, inek sütü alerjisi

 

-İlaç reaksiyonu: Aşı reaksiyonu, yeni doğanlarda ilaç yoksunluğu

 

-Nörolojik: Epilepsi (West sendromu)

 

-Kardiyovasküler sorunlar: Doğuştan kalp hastalıkları, ritm bozuklukları, kalp yetmezliği

 

Ne Yapmalıyız?

 

İnfantil koliğin etkili, kesin olarak kanıtlanmış bir tedavi yöntemi yoktur. Bir çalışmada davranış tedavisinin biraz daha etkili olduğu belirtilmiştir.

 

Davranış Tedavisi

 

1.Ailelerin koliğin genellikle geçici bir durum olduğu konusunda bilgilendirilmesi, rahatlatılması ve desteklenmesi gerekmektedir.

 

2.Bebeğin ağlaması konusunda eğitim verilmelidir.

 

3.Bebeğin sağlıklı büyüdüğü konusunda aile bilgilendirilmelidir.

 

4.Aşırı ağlamayı azaltmaya yönelik girişimler yapılmalıdır.

 

Bazı davranış değişiklikleri ile nöbetlerin sıklığı değil ancak süresi azaltılabilir. Ebeveynler ağlayan bebeği ne zaman kucaklarına almaları gerektiğini bilmelidirler. Her bebek için ayrı bir yaklaşım gerekmektedir. Örneğin; kendi kendini sakinleştirme yeteneği olmayan bebekler ağlamaya başlamadan önce hafif ağlamaları başlarken müdahale edilmelidir. Bu bebeklerde sallama yararlı olabilir.

 

Aşırı gürültü ve parlak ışıktan korunulmalıdır.

 

Ebeveynler kucağına almadan önce sakin bir sesle bebeğe yanıt vermeli, bebeği yatıştırmaya çalışmalıdır. Bebeğin ağlamalarına sözlü yanıtlar vermek ve bebekle göz teması kurmak yararlı olabilir.

 

Farmakolojik tedavi (ilaç) için yeterli kanıt bulunmadığı bildirilmektedir.

 

-Simetikon: Yapılan bir çalışmada % 48 oranında etkili olduğu belirtilmiştir.

 

-Bitkisel çaylar: Bitkisel çayların kolik tedavisinde etkili olduğunu gösteren kontrollü çalışma az sayıdadır. Rezene, meyan kökü, papatya kolik tedavisinde en sık kullanılan bitkilerdir.  Bitkisel çayların tedavi amaçlı kullanımında çekinceler; doz ve içeriklerinin standardize olmaması, normal beslenmeyi bozmaları ve içerebildikleri toksik maddelere bağlı sorunlardır.

 

Ailelere verilmesi gereken en önemli mesaj, koliğin anne babanın tutumları sonucunda ortaya çıkmadığıdır. Anne ve baba her şeyi doğru yapsa bile durum tamamen aynı olabilir.

                         

Sonuç olarak; ağlamaya erken yanıt verme, bebeğe ılık banyo yaptırma, aşırı uyarıdan kaçınma, hafif yatıştırıcı hareketler yaptırma, emzik kullanımı, kanguru kullanımı, elektrik süpürgesi sesinin bebek üzerindeki rahatlatıcı etkisi infantil koliği azaltabilir. Ancak infantil koliğin kanıtlanmış tek tedavisi zamandır.

 

 Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

 Uzm. Dr. Özgül GÜNGÖR

 Vakıf(ASV) Yaşam Hastanesi

Pop-up

Hastanemizin çerez politikalarını okumak ve kabul etmek için lütfen tıklayın.