Hastanemizin pandemi COVID-19 salgın döneminde hastalarımız ve çalışanlarımız için aldığı önlemleri okumak için lütfen tıklayın.

DEPREM KORKUSU İLE NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?

DEPREM KORKUSU İLE NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?

Deprem, bir doğal afettir. Aynı zamanda bireyin psikolojik olarak yıpranmasına neden olabilecek bir durumdur.

 

Deprem, kişide hem bedensel hem de psikolojik olarak zararlar doğurabilmektedir. Bedensel olarak, bireyin vücudunda ezilmeler, kırılmalar, kanamalar gibi olumsuzluklar görülebildiği gibi, psikolojik olarak da panik atak belirtileri, yoğun kaygılar, krizler ortaya çıkabilmektedir.

 

Deprem, birey için travmatik diyebileceğimiz; aniden oluşan ve mantıklı düşünme durumunun ortadan kalktığı bir durum ortaya çıkarabilmektedir. Bu doğal afeti hem yaşayan hem de yaşamadıkları halde etkilenen bireylerde iki farklı olumsuz düşünce oluşmaktadır. Depremi yaşayan bireyde, tekrardan aynı durumu yaşamakla alakalı yoğun korkular ve kaygılar yaşanırken, depremi yaşamamış fakat duymuş olan bireylerde de “Acaba yaşar mıyım?” korkusu ve kaygısı ortaya çıkmaktadır.

 

Deprem anında bireyde stres hormonu olan ''kortizol'' artar. Yani herhangi bir stres yaşamak ile deprem sırasında yaşanılan bireyin vücudundaki değişimler benzerdir. Stres ve korku yaşandığında beyin, savaş ya da kaç tepkisi verir. Örneğin; deprem anında yaşanılan stres ve korku sonrası mantıklı düşünme ortadan kalkar ve birey pencereden atlama, merdivenlere yönelme ya da asansöre binme gibi davranışlar sergiler. Paniğin de devreye girmesiyle yanlış davranışlar ortaya çıkmaktadır.

 

Bireylerin deprem dolayısıyla kendisini suçladığı da görülebilmektedir. “Ben hayatta kaldım, ailemi kurtaramadım” gibi düşünceler oluşmaktadır. Fakat deprem, bireyin kontrolü dışında gerçekleşen bir afettir. Deprem yaşanırken tedbir, paniğe dönüşür ve birey hem kendisine hem de o anda yanında bulunan kişilere yönelik doğru davranışı gerçekleştiremeyebilir. Suçluluk ve pişmanlık duygusu yaşanmasının nedeni budur.

 

Çocuklarda Deprem Nasıl Bir Etki Oluşturuyor?

 

Yetişkinlerde travmatik etki bırakabilen deprem, çocuklarda da benzer travmatik etki bırakmaktadır. Özellikle hayatın güvenli olmadığı ile ilgili düşünceler gelişebilmektedir. Bu düşüncenin ortaya çıkmasıyla sürekli stresli olma durumu görülebilir. Depremin etkisiyle yaşanan stres ve korku, çocuğun tüm hayatını panik bir şekilde yaşamasına neden olabilmektedir. Bunun yanında hayata karşı uyum problemleri, mide, bağırsak problemleri ve psikolojik sorunlar görülebilir.

 

Ailelerin depremi algılayışı ve davranışı da çocuklar için büyük önem taşımaktadır. Özellikle 10 yaş altı çocuklar, aileyi model alarak, depreme karşı benzer davranışlar sergilemektedir. Aile bireylerinin yoğun kaygısı, çocuğun kalıcı kaygılar yaşamasına, ilerleyen yaşlarında endişe ve panik durumları yaşamasına neden olabilmektedir.

 

Annenin ya da babanın soğukkanlı davranışı ve tepkisi, çocuğun stres ve korku yaratan durumlara yönelik baş etme becerisini arttıracaktır. Çocuğun gelecek kaygısını çözebilmesi, erken olgunluğa ulaşmasını da sağlayacaktır.

 

Deprem Korkusu İle Nasıl Baş Edebiliriz?

 

Öncelikle depremde bizi korkutan durumun ne olduğunu belirlemek gerekir. Deprem ile ilgili soru işaretleri var ise, gerekli seminer ya da eğitimler ile bu açığı kapatmak gerekir. Korkulara yönelik bilgi edinmek, daha güçlü hissetmeye neden olmaktadır. Deprem öncesinde bilinçlenmek, deprem sonrasında yaşanan psikolojik süreçleri sağlıklı şekilde aşmaya yardımcı olmaktadır. Ayrıca yoğun kaygı ile beraber ani irkilme, nefes darlığı, kalbin hızlı atması, mide ağrıları gibi panik atak belirtiler görülebilir. Deprem sonrasında yaşanan yoğun korku, stres ve panik atak belirtileri, günlük hayatı olumsuz etkiler ve deprem dışında farklı durumlara yansırsa, psikolojik destek için bir uzmandan yardım almak gerekir.

 

  • Psikoloji
  • Uzm. Psk. Anıl YILDIZ
  • Antalya Yaşam Hastanesi

Pop-up

Hastanemizin çerez politikalarını okumak ve kabul etmek için lütfen tıklayın.