Sağlık Kütüphanesi / Ramazan ve Diyabet için Endokrinoloji Bakışı
Ramazan ve Diyabet için Endokrinoloji Bakışı

Ramazan ve Diyabet için Endokrinoloji Bakışı

Oruç tutmayı tercih etmek kişisel bir karardır. Ramazan başlamadan önce oruç tutma konusunda doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Hangi hastaların oruç tutamayacağı, tutabilecek hastalarınsa hangi şartlarda tutacağı (tedavi ve diyet değişiklikleri) doktorla görüşülerek belirlenmelidir.  

Hangi tip 2 diyabet hastaları oruç tutmaktan kaçınmalıdır?

 Diyabetinize ilave olarak tehlikeli komplikasyonların bulunması halinde oruç tutmaktan kaçınmanız gerekmektedir. Daha önce bilinç kaybına neden olmuş veya başka şahısların yardımını gerektirmiş hipoglisemi atağına maruz kalmış ya da yineleyen hipoglisemi atakları hikayesi olan diyabetikler en yüksek risk grubu sınıfındadırlar ve ramazan süresince oruç tutmamaları gerekir.

Oruç için riskli hastalar kimlerdir?

  • Kan şekeri sık sık düşenler (<70 mg/dl),
  • Kan şekeri sürekli yüksek seyredenler (>200 mg/dl),
  • Hipoglisemileri fark edemeyen hastalar,
  • Kan şekeri düzeyleri iyi ayarlanmamış hastalar,
  • Ramazan ayından hemen önceki dönemlerde diyabet koması atlatmış veya öncesinde koma hikayesi olan hastalar,
  • Tip 1 diyabet hastaları,
  • İnsülin ya da çoklu hap tedavisine rağmen ayarsız tip 2 diyabet hastaları,
  • Mide veya onikiparmak bağırsağında ülseri olanlar,
  • Kronik böbrek yetersizliği olan ve/veya diyaliz tedavisi gören hastalar,
  • Gebe ya da emziren diyabetliler,
  • Yalnız yaşayan yaşlı ve kontrolsüz diyabet hastaları oruç için riskli hasta grubudurlar.

Tip 2 diyabet hastası olan bir kişinin oruç tutmadan önce dikkate alması gereken riskler

 Hipoglisemi (kan şekerinin aşırı düşmesi)

Oruç tutmak, gün boyu yemek yemediğiniz için kan şekeri düzeyinizi etkileyebilir. Hipoglisemi veya düşük kan şekeri, kandaki glikoz düzeyinin vücudun ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar düşmesiyle meydana gelir. Belirli diyabet ilaçlarıyla birlikte alınması gereken öğünler arasındaki uzun aralıklar, hipoglisemi atağına neden olan en önemli risk faktörleri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, oruç tutarken kan şekeri düzeyinizi daha sık kontrol etmeniz önem taşır.

 Tip 2 diyabet hastalarında görülen hipoglisemi belirtileri nelerdir?

  • Zihin bulanıklığı
  • Baş dönmesi
  • Kalp çarpıntısı
  • Sinirlilik hali
  • Baş ağrısı
  • Açlık
  • Terleme

Düşük kan şekeri düzeyinin önlenmesi neden önemlidir?

Tehlikeli tıbbi sonuçlara yol açabildiğinden hipogliseminin önlenmesi önemlidir. Hipoglisemi tedavi edilmezse bilinç kaybı, epileptik kriz, koma gibi acil müdahale gerektiren sonuçlara yol açabilir.

Hiperglisemi  

Hiperglisemi veya yüksek kan şekeri düzeyi, kandaki şeker miktarının çok fazla artmasıyla oluşur. 

Kan şekerinin aşırı yükselmesi kısa dönemde şeker komasına neden olabilir. Sık veya uzun süreli hiperglisemi sinirlerde, damarlarda ve vücudun diğer organlarında hasarlara neden olabilir.

Hipergliseminin belirtileri nelerdir?

  • Kilo kaybı
  • Yorgunluk
  • Susamada artma
  • Konsantrasyon kaybı
  • Sık idrara çıkma
  • Şuur değişiklikleri
  • Koma

Hiperglisemi; fazla gıda alımı, enfeksiyonlar ya da ilaç dozlarının ayarlanmamış olmasından kaynaklanabilir.

Yüksek kan şekeri düzeyinin önlenmesi neden önemlidir?

 Kan şekeri düzeyinin çok yükselmesi hastanın bilincini kaybetmesine ve komaya girmesine neden olabilir. 

Oruçla ilgili dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nelerdir?

 Sıcak veya nemli iklimlerde daha tehlikeli olabilen aşırı vücut sıvısı kaybı, oruç tutma esnasında kısıtlı miktarda sıvı alınmasından kaynaklanır.  Sıvı kaybının temel belirtileri ağızda kuruluk, kas krampları, bulantı, kusma ve kalp çarpıntısıdır. Kan damarlarında pıhtılaşma riski de sıvı kaybı ile birlikte artabilir.

 Tedavide yapılacak değişiklikler nelerdir?

 Belirli diyabet ilaçları (insülin ya da vücuttan insülin salınımını artırarak etki eden ilaçlar) oruç tutarken hipoglisemi riskinizi artırabilir. Bu nedenle, kan şekeri düzeyinizin ramazan süresince etkili bir şekilde kontrol altında tutulmasını sağlamak için tedavi rejiminizin değiştirilmesi gerekebilir. Sizinle ilgilenen sağlık personeliyle mevcut tedavi, dozaj ve gerekli düzenlemeler hakkında görüşmeniz önemlidir.

Hangi hallerde sağlık açısından risk kabul edip oruç bozulmalıdır?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşamanız halinde orucunuzu derhal bozun ve sizinle ilgilenen sağlık personeline danışın:

Hipoglisemi (düşük kan şekeri)

Kandaki glikoz 60 mg/dl düzeyinin altındaysa ya da kan şekeri herhangi bir değerde iken hipoglisemi bulgusu varsa 

Hiperglisemi (yüksek kan şekeri)

Kandaki glikoz 300 mg/dl düzeyinin üstündeyse ve klinik durumda değişme varsa

Riskleri göze alıp oruç tutmak isteyen hastalar ne yapmalı?

  • İnsulin kullanan hastaların insülin uygulama sıklığında ve dozunda azaltma yapılmalıdır.
  • Hap kullanan hastaların özellikle insülin salgısını artırarak etki eden ve hipoglisemi riski yüksek olan ilaçları azaltılmalı ya da kesilmelidir. 
  • Doktor ve diyetisyen yardımıyla günlük kalori miktarı ayarlanması ve ramazan ayına göre güncellenmiş bir beslenme programı uygulanmalıdır.
  • İlaçların programı iftar ve sahurda alınacak şekilde hekimle birlikte yapılmalıdır.
  • İftar ve sahur arasında az ama sık yeme ilkesi uygulanmalıdır. Yani, sahur ve iftarda iki ana öğün, iftardan sonra 1-1,5 saat arayla bir veya iki kez ara öğünler yenilmelidir. Sahur ve iftarın yanı sıra, gece saat 10-11 arasında alınacak bir ara öğün ile gün içerisindeki öğün sayısı en az üçe çıkartılmalıdır.
  • Yiyecek seçiminde; ekmek, pide, hamur işi, pirinç pilavı, makarna, patates ile şekerli yiyecekler gibi kan şekerini yükseltme potansiyeli yüksek yiyecekler kısıtlanmalıdır.
  • Süt, peynir, yoğurt, yumurta, zeytin, sebze, kepekli ekmek veya ızgara tavuk gibi proteinden zengin besinler ve domates, salatalık ve meyve çeşitlerinin bulunduğu kahvaltı tarzında beslenme tercih edilmelidir. Mutlaka çorba, sebze ve zeytinyağlı yemekler tüketilmeli, gün içerisinde aşırı acıkma sorununuz varsa kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi protein ağırlıklı besinler tüketilmelidir. Protein içeren besinler, midede daha uzun süre kaldığından, uzun süreli tokluk sağlar. Tek seferde büyük porsiyonlar şeklinde beslenmek yerine, daha küçük porsiyonlar tercih edilmelidir.
  • Uzun süre susuz kalınca, böbrek fonksiyonları bu durumdan olumsuz etkilenebilir. Diyabet hastalarının en çok hasar aldığı organlardan birisi olan böbrekleri korumak için iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmelidir.
  • Oruç tutan diyabetik hastalar hipoglisemi ve sıvı kaybı riski nedeniyle aşırı egzersizlerden kaçınmalıdır.