Hastanemizin pandemi COVID-19 salgın döneminde hastalarımız ve çalışanlarımız için aldığı önlemleri okumak için lütfen tıklayın.

BESLENMENİN KANSERDEKİ ROLÜ

BESLENMENİN KANSERDEKİ ROLÜ

Bilindiği üzere kanser oluşumunda birçok sebep olduğu düşünülmektedir. Kişinin yaşadığı çevre, genetik faktörler, stres düzeyi gibi beslenme alışkanlıkları da önemlidir.

Beslenmenin hastalıktaki payının %35 civarında olduğu düşünülmekle birlikte, çevre koşulları ile değerlendirildiğinde bu oran %75'lere kadar çıkmaktadır.

Yiyeceklerin üretildiği, taşındığı ya da depolandığı ortamlarda başlayan ihmaller, hazırlanma esnasındaki hatalar, pişirme yöntemleri, tüketim ve saklanma koşullarındaki yanlışlar beslenmenin kanserdeki payını artırmaktadır. Buna bir de beslenme hataları eklendiğinde hastalık için uygun zemin hazırlanmış demektir.

Peki biz konuda ne yapalım?

Öncelikle organik tarım ya da hayvancılık yapan işletmelerden alışveriş yapmaya çalışmak gerekmektedir. Yiyecekleri satın alırken yiyeceklerin ambalaj bilgilerine ve kalitesine, uygun ortamlarda saklanıp saklanmadığına dikkat edilmelidir.

Yiyecekleri hazırlarken hijyen koşullarına dikkat edilmeli ve temizliğinden emin olmadığınız işletmelerden yemek yenmemelidir. Yiyecekleri pişirirken uygun yöntemler kullanılmalı, yiyecekler yağda kızartılmamalı ve yüksek ısıya maruz bırakılmamalıdır. Pişmiş yiyeceğin tüketim ve saklanma koşullarına dikkat edilmelidir.

 Bunların yanında yediğimiz besin türleri ve miktarları da çok önemli bir başka konudur.

  • Yüksek kalorili beslenme şişmanlığa, fazla kilo ise başta meme kanseri olmak üzere birçok kanser türüne sebep olabilmektedir. Bu durumda kanserden korunmada alacağımız ilk önlem ideal kilo aralığında olmaya çalışmaktır.
  • Diyetle alınan yağ miktarının fazla olması, özellikle doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme şekli yine meme kanserinin başlıca sebeplerindendir. Kişi ideal kilosunda ve doymamış yağlardan zengin besleniyor ise doymuş yağ da tüketmelidir. Çünkü bu tip yağların sağlığımıza olumlu katkıları da vardır ve günlük beslenmemizde yer almalıdır.
  • Tükettiğimiz karbonhidrat miktarı ve çeşidi de hastalık için bir risk oluşturabilir. Basit karbonhidratlar kan şekerinde yükselmeye ve insülin sekresyonuna sebep olalabilir. Rafine tahıl ve şekerli yiyecekler kanser hücreleri için ideal besinlerdir ve uzak durulmalıdır.
  • Vitamin ve mineraller de hastalıklardaki koruyucu rolleri sebebiyle önemlidir. (A, E ve C vitaminleri) Özellikle antioksidan özelliği olan vitaminler abartılmadan kullanılmalıdır. Fazla tüketilmesi durumunda okside maddeleri çekebilme ihtimali düşünülmelidir. Minerallerden çinko, selenyum, iyot, demir, magnezyum ve kalsiyumdan zengin beslenmenin hastalıktan korunmada önemli rolü vardır.

 

  Kısaca özetleyecek olursak;

  • Günlük enerji alımı ve harcamayı dengeleyerek ideal kiloda kalınmalıdır.
  • Diyetimizin yağ içeriği dengeli, kırmızı et tüketimimiz az olmalıdır.
  • Günlük 3 porsiyon sebze (her öğünde) ve 2 porsiyon taze meyve yenmelidir.
  • Rafine yiyeceklerden uzak durulmalı, işlem görmüş yiyecekler yerine doğal olanları tercih edilmelidir.
  • Alkol ve sigaradan uzak durulmalıdır.
  • Katkı maddeli hazır gıdalar ve rafine şeker tüketilmemelidir.
  • Küf ve mantar üremiş yiyeceklerden uzak durulmalı ve bu tarz yiyeceklerin saklama koşullarına dikkat edilmelidir.
  • Yiyeceklerdeki zirai ilaç kalıntıları konusunda dikkatli olunmalıdır.
  • Tuz azaltılmalı ve su tüketimi artırılmalıdır.
  • Düzenli fiziksel aktivite hayatımızın bir parçası olmalıdır.

 

  • Dyt. Mine ŞATANA
  • Beslenme ve Diyetetik Uzmanı
  • Antalya Yaşam Hastanesi

Pop-up

Hastanemizin çerez politikalarını okumak ve kabul etmek için lütfen tıklayın.