Hastanemizin pandemi COVID-19 salgın döneminde hastalarımız ve çalışanlarımız için aldığı önlemleri okumak için lütfen tıklayın.

Alerjik Rinit Nedir?

Alerjik Rinit Nedir?

Alerjik rinit Türkiye'de bilinen adıyla saman nezlesi, burun solunum yollarında meydana gelen alerjik bir iltihaptır. Alerjik rinit gen ve  çevre etkileşimleri ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Bunun yanı sıra batı tipi yaşam tarzı, sigara kullanımı, çevre kirliliği, enfeksiyonlar ve evcil hayvanlarla yaşama önemli risk faktörleri olarak kabul görmektedir. Kalıtsaldır ancak alerjiye sebep olan madde ile karşılaşmasıyla hastalık gelişir. Vücudun bağışıklık sisteminin yabancı bir maddeye yanıt vermesiyle başlar. Bunu da alerjenin giriş yerine antikor göndererek yapar. Alerjen ve antikor reaksiyonu çeşitli kimyasal maddelerin salınımına neden olur. Kimyasal maddeler de alerjik hastalık belirtilerine yol açar.

Alerjik Rinit Belirtileri Nelerdir?

Alerjik rinitin en belirgin bulguları: burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırıklardır. Bunlarla birlikte, burunda kaşıntı, geniz akıntısı, göz yaşarması, ses kısıklığı, bağ ağrısı, boğaz ağrısı görülebilmektedir. Alerjik kişilerde alerjik olmayan kişilere göre daha çok sinüzit, burunda et büyümesi (konka hipertrofisi veya polip), astım ve cilt hastalıkları görülür.

Alerjik Rinit Nedenleri?

Alerjik rinite neden olan en sık ajanlar; ev tozları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları, gıdalar, ilaçlar en önemli etkenlerdir. Bununla birlikte doğada üç binin üzerinde alerjen madde saptanmıştır. Bahar aylarında semptomları oluşan hastalarda polen ön plana çıkmaktadır. Ağaç polenleri daha çok mayıs, haziran ayında erken dönem, çimen polenleri ise temmuz, ağustos aylarında geç dönem alerjenleri olarak bilinmektedir. Tüm yıla yayılan alerji nedenleri sıklıkla ev tozu, küf ve ev hayvanlarına bağlıdır.

Alerjik Rinitin Neden Olduğu Sorunlar?

Alerjik rinit, hayatı tehdit eden ağır bir hastalık olmasa da, kişi için son derece rahatsız edici olabilir, kişinin yaşam kalitesini etkiler. Alerjik rinit hastalığına sahip kişilerin %79’u uykusuzluk, %75’i spor aktivitelerine katılamama, %73’ü işte/okulda konsantrasyon düşüklüğü, %51’i ise sosyal katılım güçlüğü gibi problemler yaşamaktadır.

Alerjik Rinit Tanısı?

Alerjik rinit tanısının konulmasında hastanın öyküsü çok önemlidir. Semptomların özellikleri, mevsimsel özellikleri, ortaya çıkmasına neden olan faktörler ve ailesel öykü tanı ve tetikleyicilerin belirlenmesi açısından yol göstericidir. Fizik muayenesinde; şeffaf burun akıntısı, burun etlerinde, mukozada solukluk ve şişme, göz altlarında lekelenme, sürekli burun ucunu silmekten burun üzerinde katlantı (alerjik selam) saptanabilir. Tanı için burun akıntısında eozinofil aranabilir. Tetikleyicilerin belirlenmesi amacıyla deri prik testleri yapılır. Hastanın durumuna göre ayırıcı tanı için endoskopi ve sinüs tomografisi çekilebilir. Eşlik eden alerjik astım hastalığı, nazal polip, tekrarlayan sinüzitler ve  tekrarlayan orta kulak iltihabı olması altta alerjik rinit hastalığını düşündürür.  Alerjik riniti bulunan hastaların %30-35’inde astım, astımlı hastaların ise %80-85’inde alerjik rinit vardır. Alerjik rinit, astım için önemli risk faktörüdür.

Alerjik Rinit Tedavisi?

İlk ve en önemli aşama alerjik rinite neden olan etkenlerden uzak durmaktır. Alerjik rinitten korunabilmek için öncelikle, toz ve dumanın yoğun olduğu alanlardan uzak durulmalıdır. Güneşli ve rüzgarlı günlerde havadaki polen yükü artmaktadır. Bu yüzden rüzgarlı ve güneşli günlerde dışarıda fazla kalmamalı, dışarı çıkacaksak eğer gözleri gözlük takarak ve mümkünse ağzı ve burnu maske kullanarak kapatmalıdır. Evde halı, kilim, battaniye tarzı eşyalar ve peluş oyuncak bulundurulmamalıdır.  Alerjiye sebep olacağından evcil hayvan da beslenmemelidir. Nevresim ve giyilen kıyafetler sık sık sıcak su ile yıkanmalıdır.
Alerjik rinitin tedavisinde ilaçlarda sık olarak kulanılmaktadır. Hastanın şikayetlerinin olduğu dönemde şikayet ve bulgulara göre antihistaminikler, lökotrien reseptör antagonistleri, dekonjestanlar, topikal ve sistemik steriidler kulanılmaktadır. Hastanın sadece burun tıkanıklığı mevcut ise ve şikayetleri hafif ise nazal steroidler tedavide yeterli olabilir. Hastada burun tıkanıklığının yanı sıra kaşıntı, göz yaşarması hapşırık gibi şikayetlerde mevcut ise antihistaminikler kullanılmaktadır yeterli olmaması durumda  ikinci bir antihistaminik ilaç ya da lökotrien reseptör antagonistleri ile kombine edilebilir. Şiddetli semptomları olan hastalarda sistemik steroid iğneler tedaviye eklenebilir. Burun tıkanıklığı ve buna bağlı horlama, uyku apnesi gibi şikayetleri gelişen  hastalarda lokal anestezi ile günübirlik konkalara radyofrekans ile küçültme işlemi uygulanabilir. Diğer bir cerrahi endikasyon ise alerji zemininde geliş nazal poliplerin endoskopik olarak alınmasıdır.
İmmünoterapi (aşı tedavisi) alerjik rinit tedavisinde kullanılabilir. Uygun seçilmiş hastalarda immünoterapi hem hastalığın tedavisinde hem de gelişebilecek astım gibi hastalıkların önlenmesinde etkili olabilir. İmmünoterapi enjeksiyon yolu ile yapılabildiği gibi son zamanlarda oral yol ile yapılan aşılar da bulunmaktadır. Dezavantajı uzun süreli bir tedavi uyumu gerektirme ve yüksek maliyeti olmasıdır. Ancak unutmamak gerekir ki immünoterapi yapılacak hasta seçimi tedavinin başarısı için son derece önemlidir.

Antalya Yaşam Hastanesi
Kulak Burun Boğaz
Op. Dr. Emel Güven Ceylan

Hastanemizin çerez politikalarını okumak ve kabul etmek için lütfen tıklayın.