Yaşam KVC ve Kardiyoloji Ekibi'nden Tıp Literatürüne Geçecek Ameliyat

Yaşam KVC ve Kardiyoloji Ekibi'nden Tıp Literatürüne Geçecek Ameliyat

Korkuteli ilçesi  Yelten Mahallesi'nde yaşayan 2 çocuk babası 64 yaşındaki Emekli Bilal  Kayhan'IN doğuştan bu yana var olan aort rahatsızlığı, son 10 yıldır hipertansiyonla kendisini göstermeye başladı. Gitmediği hastane ve doktor kalmayan  Kayhan'ın MR'larda da kalp ve akciğerinde sorun olmadığı gözlenerek, hipertansiyon teşhisiyle ilaç tedavisi verildi. Son olarak büyük üzüntü yaşadığı eniştesinin cenaze törenine katılan  Kayhan'ın defin esnasında birden tansiyonu iki katına fırladı ve sırtına ağrı girdi. Yakınları tarafından  Korkuteli Devlet Hastanesine kaldırılan ve burada kalp grafiği çekilen  Kayhan'a herhangi bir sıkıntısı olmadığı yanıtı verildi. 1-2 gün sonra kolunda da uyuşma yaşan  Kayhan, tekrar hastaneye gidip tomografi çekindiğinde ise aortunda yırtık olduğu tespit edildi. Acil olarak  Antalya'ya gitmesi gerektiği söylenen Kayhan'a, Yaşam Hastanesi KVC ve Kardiyoloji bölümüne başvurdu.Burada yapılan muayenede  Kayhan'ın, bacak ve kol basıncındaki farklılıktan şüphelenen doktorlar, yaptıkları tahlillerin ardından  Kayhan'ın aortunda doğuştan açık olması gereken kısmının aksine büzülmeye başladığını, sırt kısmında da daralma yaşadığını gördü. Şüpheleri kuvvetlenen doktorlar son olarak ileri teknoloji BT Anjio ile  Kayhan'ı taramadan geçirdi. Tarama sonuçlarının ardından  Kayhan'ın şu ana kadar eşine rastlanmamış bir hastalığının olduğu tespit edildi. Konu hakkında açıklama yapan KVC Uzmanı Doç. Dr.  Gökhan Özerdem, yapılan taramaların ardından  Kayhan'da çok değişik bir anatomik bozukluğu gördüklerini kaydetti. İlk defa karşılaştıkları durum sonrası benzer hastalıkları incelemeye aldıklarını söyleyen Doç. Dr. Özerdem, "Yaptığımız ölçümlerde normalde 2,5 santim civarında olması gereken aort sekmentinin 1,5 santime kadar indiğini gördük ve bu normal değildi. Tekrar ölçümleri aldığımızda biz bunun standart bir vaka olmadığını anladık, tıp literatürüne girdik, bize ışık tutacak vaka araştırdık ama maalesef böyle bir makaleye rastlayamadık. Çünkü bu hastalığın daha önceden bildirilmediği, en azından bu tabloyla bildirilmediğini gördük. Onun üzerine biz kendimiz tedavi etmeye, cerrahi tedaviye karar verdik. Çünkü stentlememiz mümkün değildi, hastanın gittikçe sıkıntıları ve yırtığı aşağı doğru ilerlemekteydi ve akciğerde kanama başlamıştı. Yani biz ne şartla olursa olsun şansımızı zorlayarak bu işi yapmamız gerektiğini, yoksa hastayı kaybedeceğimizi biliyorduk. Kendilerine bu durumu izah ettik, hastayı ameliyata aldık, akciğer bölgesinden göğüs duvarına girerek, boyna giden aort kısmının daralan bölgesini genişleterek bacak ve karın damarlarına doğru bir suni damar taktık. Hasta kalp akciğer makinesine bağlandı, beyin omurilik sıvısı dediğimiz sıvı belden girilerek boşaltıldı. Hastanın beyin fonksiyonları için özel anestezi verildi ve hızlı bir şekilde ameliyat gerçekleştirildi. Sonuçta hastayı hayata kavuşturmuş olduk" dedi."Doç. Dr. Özerdem, "Şuanda hastamız bu hastalığı dünyada yaşayan ilk hasta, literatürde benzeri yok. Yaşayan ilk hasta diyorum çünkü biz hekimler olarak çoğunlukla kaybettiğimiz hastaları çok yazıya dökmek istemeyiz. Bazen de bu hastalar hiç teşhis edilmez. Yaşayan ilk hasta olarak literatürde yerini alacak inşallah. Çünkü yaptığımız araştırmalarda biz benzer vakalar görmedik. Bizim incelediğimiz mecralar dışında lokal vakalar olabilir ama bütün uluslararası yayınlarda ve yayın kaynaklarında benzer bir vakaya rastlanılmadı" diye konuştu. Ameliyat sonrası konuşmakta zorlanan  Kayhan ise, tekrar sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayarak doktorlara teşekkür etti.